Araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve okutman olma şartları değişti
Profesör, doçent ve yardımcı doçent dışında kalan kadrolara nasıl atama aypılacağı “Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinde” düzenlenmiştir.
SÖZLÜ SINAV KALDIRILDI
Yönetmelikte en göze çarpan husus sözlü sınav olarak yapılacağı belirlenen giriş sınavının yazılıya dönüştürülmesidir. Hali hazırdaki düzenlemeye göre adaylar araştırma görevlisi, öğretim görevlisi veya okutman olabilmek için ALES’in, lisans mezuniyet notunun ve yabancı dil puanının belirli katsayılar ile çarpılması sonucu oluşan bir puan üzerinden alınmaktadır. Bu uygulamada ayrıca bir sözlü sınav da yapılmaktadır. Bu sözlü sınavın da bir yüzdelik katkısı bulunmaktadır. İşte uygulamadaki bu sözlü sınav yazılı sınava dönüştürülmüştür.
AKADEMİK KADROLARA ATANMADA ALES’İN GEÇERLİLİK SÜRESİ
Yöneteliğin Merkezi sınav başlıklı 5. maddesi “Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavına en az lisans mezunu olanlar ile denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurtdışında lisans öğrenimini tamamlamış olanlar müracaat edebilirler. Alanlarındaki puan türünden yüz üzerinden yetmiş puan alanlar sınavda başarılı sayılırlar. Bu sınavın sonuçları yapıldığı tarihten itibaren üç yıl süreyle geçerlidir.” şeklindedir. 19 Eylül 2009 tarihli düzenlemede maddenin 2. cümlesi olan ” Bu sınavın sonuçları yapıldığı tarihten itibaren üç yıl süreyle geçerlidir.” hükmü çıkarılmıştır.
ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ OLMADA ŞART DEĞİŞİKLİĞİ
Önceki düzenlemede araşatırma görevlisi olabilmek için “100 tam not üzerinden en az 65; 4 tam not üzerinden en az 2.50 lisans mezuniyet notuna sahip olmak” gerekmekteydi. Yeni düzenlemede bu şarta, özel şartlar arasında yer verilmemiştir. Dolaysıyla 100 tam not üzerinden en az 60 ile mezun olan aday da başvuru yapabilecektir.
Öğretim görevlisi, okutman, Uzman, Çevirici ve Eğitim-Öğretim Planlamacısı kadrolarına başvuru özel şartlarında hiçbir değişiklik yapılmamıştır.
ALES’İN AĞIRLIK PAYI AZALTILDI, LİSANS MEZUNİYET NOTUNUN AĞIRLIĞI ARTTIRILDI
Hali hazırdaki uygulamaya göre araştırma görevlisi, öğretim görevlisi veya okutman alımında iki değerlendirme bulunmaktadır. Ön değerlendirme ve değerlendirme...
Ön değerlendirmede; müracaat eden adaylar arasından ilan edilen kadro sayısının dört katına kadar aday,
- ALES puanının %60’ı,
- yabancı dil puanının %40’ını;
meslek yüksekokullarına müracaatlarda ise
- ALES puanının %70’ini ve
lisans mezuniyet notunun %30’unu dikkate alarak belirler ve kurumun web sitesinde ilan edilemktedir.
Daha sonra bu kişiler giriş sınavına çağrılmaktadır. Burada bir değişiklik bulunmamaktadır.
Değerlendirme ise giriş sınavından sonra yapılmaktadır. İşte değerlendirme bölümünde önemli bir değişiklik yapılmıştır. Hali hazırdaki uygulamada ALES’in ağırlığı yüzde 55 ike yeni uygulamada bu ağırlık yüzde 30′a düşürülmüş; lisans mezuniyet notunun ağırlığı yüzde 15′ten yüzde 30′a çıkarılmış; yabancı dil puanının ağırlığı yüzde 15′ten yüzde 10′a düşürülmüş; giriş sınav notunun ağırlığı ise yüzde 15′ten yüzde 30′a çıkarılmıştır.
Meslek yüksekokuluna akademik personel alımının değerlendirme bölümünde de değişiklik yapılmıştır. Yeni uygulama şu şekildedir:
Meslek yüksekokullarında ise ALES notunun %35’ini (merkezi sınavdan muaf tutulacak adayların değerlendirilmesinde; son iki yıla ait merkezi sınav notunun bulunmaması halinde ALES puanı 70 olarak kabul edilir), lisans mezuniyet notunun %30’unu ve giriş sınavı notunun %35’ini hesaplayarak ilan edilen kadro sayısı kadar adayı başarı sırasına göre belirler.”
Sadece İki Türk Üniversitesi Var
Times gazetesi dünyanın en iyi200 üniversitesini yayınladı…
Dünyanınen iyi 200 üniversitesini sıralayan yeni tabloda,en iyi üniversitelerin ABD’de olduğu görülürken, sıralamaya Türkiye’den de iki üniversite girdi ama o da umut vermiyor…
İngiltere’de yayınlanan Times gazetesinin öğretim, araştırma ve alıntı yapılan eserler gibi kıstaslara dayanarak hazırladığı Yüksek Öğretim Kurumları listesinde, başta Harvard olmaküzereilk beş sırayı Amerikanüniversitelerialdığı ortaya çıktı…
2 Türk üniversitesi var
Değerlendirmede Türkiye’den BilkentÜniversitesiyüzde 55,4 puanla 112. sıradagelirken, Ortadoğu TeknikÜniversiteside yüzde 47,7 ile 183. sırada yer aldı.
Listede İngilizce eğitim verenüniversitelerinağırlıkta olduğu dikkat çekti.
15. sıradaki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’ne gelinceye kadar ilk sıralardaki öğretim kurumlarının hepsi İngilizce eğitim veriyor.
İngilizce eğitim
Fransa’nın tanınmış eğitim kurumlarından Ecole Polytechnic’in 39. sırada yer alması ise sürpriz olarak nitelendi.
Aynı oranda puan toplayan İngiltere’ninünlüOxford ve Cambridgeüniversiteleriise 6. sırayı paylaştı.
İngiltere’deki bütün üniversiteleri temsil edenUniversitiesUK kurumunun başkanı Steve Smith, yüksek öğrenimde başarının altında verilen mali desteğin yattığını düşünüyor.
Oxford Üniversitesi
Profesör Smith, ABD’nin üniversitelere gayri safi yurtiçi hasılatının iki buçuk katından fazla yatırım yaptığını belirtiyor.
Bu yılkien iyiyüksek öğretim kurumları listesinde Asya’dakiüniversitelerindegeçmişyıllaragöredaha iyi konumda oldukları dikkat çekti.
Hong Kong, Japonya,Güney Kore ve Çin üniversiteleride ilk 40′a girmeyi başardılar.
Afrika kıtasından ise sadece iki üniversite; Güney Afrika’daki Capetown Üniversitesi ile Mısır’daki İskenderiye Üniversitesi ilk 200 öğretim kurumu arasına girebildi.
Ancak bu tür araştırmalarda değerlendirme yöntemlerinin her zaman sorgulanmaya açık olduğunu kaydeden muhabirimiz,geçenhafta yayınlanan bir başka listede tablonun son derece farklı olduğunu ifade ediyor..
Üniversitede Çocuk Okutanlar Dikkat!
Şükrü Kızılotüniversitedeçocuğuokuyan ve zamanda vergi mükellefi olanlariçin”aman dikkat diyor. Eğitim vesağlıkharcamalarında Gelir Vergisi Kanunu’ndaçocukkavramı mükellefin başını ağrıtabilir
Aklınıza hiç gelmeyecek bir olaya!Özellikle vergi mükellefi olanlar; aman dikkat!
“Çocuk” deyimini yanlış biliyor olabilirsiniz.
Böyle olunca daçocuklarınızıneğitim vesağlıkharcamaları nedeniyle, başınız ağrıyabilir.
ÇOCUK DEYİMİ
Çocuk denilince ne anlaşılıyor?
1. Asgari geçimindirimiuygulamasında; 18 yaşına kadar ya da tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış bulunançocuklarıifadeettiği belirtiliyor.
2. Aile reisi beyanı29.7.1998’denitibarenyürürlükten kaldırıldı. Kaldırılmadan önce, GVK Madde 93’de, “çocukdeyimi 18 yaşını doldurmamış evlatlarıifadeeder” deniliyordu.
3. Ücretlilere vergiiadesiuygulandığı dönemde; yaş sınırına bakılmaksızın, ücretliilebirlikte oturan ve ücretli tarafından bakılan kişiçocukkabul ediliyordu (255 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği).
4. Yetim aylığıbağlanmasında; erkekçocuklara18 yaşına kadar, orta öğretimde 20, yüksek öğretimdeise25 yaşına kadar “çocuk” deyimi kapsamında aylıkbağlanıyor.
5. Gelir Vergisi Kanunu’na Göre;
a) Küçükçocuklaraödenen ücret,ikramiye, komisyon ve tazminatlar gider yazılamıyor (GVK Md. 41/2).
b) Yıllık gelir vergisi beyannamesi veren mükellefler (esnaf, sanatkâr, tüccar, avukat, doktor, kira geliri beyan edenler vs.) gelirlerinin yüzde 10’unu aşmaması, harcamanın Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek ve tüzel kişilerden alınacak belgelerle kanıtlanması koşuluyla, küçükçocuklarınailişkinolarak EĞİTİM VESAĞLIKHARCAMALARINI, beyan ettikleri gelirdenindirebiliyorlar(GVK Md. 89/2).
ÇOCUK DEĞİL KÜÇÜK ÇOCUK
Herhalde dikkatiniziçekmiştir.
Gelir Vergisi Kanunu’nda “çocuk” değil “küçükçocuk” deyimi kullanılıyor.
Gelir Vergisi Kanunu’nda “küçükçocuk” deyimiileilgili bir tanım yer almıyor.
Ancak, GelirİdaresiBaşkanlığıİstanbulVergi Dairesi Başkanlığı, bu konuda 2009 yılında;
“… küçükçocukifadesinden, 18 yaşını doldurmamış ve mükellef tarafından bakmakla yükümlü olunançocuklarınanlaşılması gerekir. 22 yaşındakiçocuk, 18 yaşından büyük olduğuiçinyabancı dil kursu harcamaları, yıllık beyannamede bildirilen gelirdenindirilemez” diye görüş bildirmiştir (B.07.4.DEF.0.34.11/GVK-89-2 sayılı).
Görüldüğü gibi, vergiidaresiningörüş ve uygulaması, 18 yaşını doldurançocuklarlailgilieğitim vesağlıkharcamalarının, yıllık beyannamede bildirilen gelirdenindirilemeyeceğiyönünde.
ACİLEN DEĞİŞTİRİLMELİ
Yüzbinlerce vergi mükellefi, buinceayrıntıyı bilmiyor.
Daha ötesi muhasebecilerin hatta yeminli mali müşavirlerin bileçoğu, bu ayrıntının farkında değil. Başlıktaki “Aman dikkat” uyarımız,ileridevergi vecezailemuhatap olmamanıziçin.
Bize göre, 18 yaşını doldurançocuklaraait “eğitim vesağlık” harcamalarının, yıllık beyannamede bildirilen gelirdenindirilmesineizin verilmemesi, doğru bir uygulama değil.
İlgili yasa maddesinin acilen değiştirilmesi ya da bir genel tebliğile“küçükçocuk” deyiminin, tahsilde olan 25 yaşını doldurmamışçocuklarıda kapsadığının açıklanması gerekiyor.
Bu yapılana kadar, aman dikkat!..
Kaynak :http://www.universitehaber.com/article.php?article_id=11478#ixzz13M92BoqV
Son Sınıflara Formasyon İmkanı
Üniversitelerin son sınıf öğrencilerine, sadece 2010-2011 eğitim-öğretim yılında geçerli olmak üzere bir kereye mahsus pedagojik formasyonimkanıtanındı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre,üniversitelerdekison sınıf öğrencilerinin pedagojik formasyon sertifika programlarından yararlanabilmeleriiçinrektörlüklerin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) nezdinde sürdürdüğü girişimler sonuç verdi.
YÖK, talepler üzerine, son sınıf öğrencilerinin bu eğitim-öğretim yılına mahsus pedagojik formasyondan yararlanmasını kararlaştırdı.
YÖK tarafından,üniversiterektörlüklerine konuileilgili gönderilen kararda, ”bazı yükseköğretim kurumlarının, 4. sınıf öğrencilerinin pedagojik formasyon sertifika programıiçinyapmış olduklarıbaşvurularıkabul ederek, sertifika programını başlattıkları ve öğrencilerin mağdur edilmemesi amacıyla 2010-2011 eğitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere 4. sınıf öğrencilerine de eğitimleri sırasında pedagojik formasyon sertifika programıizniverilmesineilişkintekliflerin, 7 Ekim tarihli YÖK Genel Kurultoplantısındaincelendiğive 2010-2011 eğitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere, son sınıf öğrencilerine de eğitimleri sırasında pedagojik formasyon sertifikaizniverilmesine karar verildiği” belirtildi.
YÖK’ün kararında şuifadeleryer alıyor:
”Öğrencilerin 7. yarıyıldaki not ortalamalarının asgari 4 üzerinden 2,5 olmasına, bir dönemde alınacak derslerin, lisans dersleri de dahil olmak üzere, en fazla 30 kredi olarak belirlenmesine, kalan derslerin müteakip öğretim yılında veya yaz öğretiminde verilmesine, ancak yaz öğretiminde verilecekse öğretmenlik uygulaması dersinin 2011-2012 eğitim-öğretim döneminde tamamlattırılmasına veya pedagojik formasyon derslerinin 5. yarıyılda başlayan öğrencilerle beraber alınarak dört dönemde verilmesine, söz konusu programa kayıt olan son sınıf öğrencilerinden de diğer eğitim-öğretim sırasında programa katılan öğrencilere belirlenen ücretin alınmasına devam edilmesine karar verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanacakların atamalarına esas olan alanlarla mezun oldukları yükseköğretim programları ve aylık karşılığı okutacakları derslereilişkinçizelgedeyer alan bölümlerde halen öğrenci olup, hazırlık sınıfı ve bir yıl kayıt dondurmuş olan öğrenciler hariç olmak üzere, 2010-2011 eğitim öğretim yılında 7. yarıyıla gelen öğrencilerbaşvurabilirler.”
Kaynak :http://www.universitehaber.com/article.php?article_id=11450#ixzz13M8VdNx2
Milli Eğitim’de KPSS İsyanı
KPSS‘nin Kaldırılmasını İsteyen 81 İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bakanlığın Yaptığı Öğretmen Atamasına “İsyan” Etti
Her ilin ayrı ayrı yazdığı raporlarda, atama sisteminin değiştirilmesi için Bakan Nimet Çubukçu‘ya uyarılar yapıldı. KPSS nedeniyle öğretmen yetiştiren fakültelerdeki eğitimin yozlaştığı belirtilen raporlarda, vakıf üniversitelerindeki eğitim fakültelerinin kapatılması ve öğretmen adaylarının ruh sağlığını ölçecek sınavların yapılması istendi.
1-5 Kasım’da yapılacak 18. Milli Eğitim Şurası’na hazırlık için eğitimin iyileştirilmesine yönelik öneriler yapan illerin ortak sorununun “KPSS” olduğu ortaya çıktı. MEB’in kadrolu öğretmen uygulamasıyla paralel yürüttüğü sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarının kaldırılmasını isteyen iller, KPSS‘deki testlerin öğretmenin yeteneğini ve alan bilgisini ölçemediğini savundu. Raporlarda, öne çıkan bazı tespitler şöyle:
KPSS kaldırılmalı
“KPSS, branş ve mesleki bilgiyi ölçmeye yönelik hale getirilmeli. Okullarda öğretmen ve eğitim kalitesinin artırılması için KPSS kaldırılmalı. KPSS‘de her öğretmen adayı kendi branşlarından sınava tabi tutulmalı. Öğretmenin alan bilgisini sorgulayacak soru havuzu mevcut değil. KPSS‘de başarılı olanların güvenilir kriterler içeren mülakata tabi tutulmaları sağlanmalı. Öğretmenliğe ilk atamada KPSS‘nin yanı sıra, öğretmen adayının fakültedeki akademik başarı ortalaması da dikkate alınmalıdır. KPSS kaldırılmalı, mezuniyet tarihinin baz alındığı sıralama ile atamaların yapılması gibi yeni alternatifler getirilmelidir. Atamalarda öğretmen adaylarının diploma not ortalama puanları dikkate alınmalıdır. Lisansüstü eğitimi almış adaylara ek puan verilmesi uygun olacaktır.”
Üniversite eğitim yozlaşıyor
KPSS‘yi eleştiren illerin başında, en fazla öğretmen değişiminin yaşandığı Hakkari,Diyarbakır, Siirt, Bingöl geldi. Hakkari, ilde sözleşmeli ve ücretli öğretmen görevlendirme şeklinin yoğun olarak kullanılmasını eleştirirken; Siirt, KPSS ile yapılan öğretmen seçimi geçerlilik ve güvenirliliği zayıf olduğunu vurguladı.
Üniversite Öğrencileri Yaptıkları Güneş ve Hidrojen Arabalarıyla Birbirlerini Geçebilmek İçin Ter Döktü
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (Tübitak) Tarafından Bu Yıl 4.’sü Düzenlenen Formula G (Güneş Arabaları) ve 2.’si Düzenlenen Tübitak Hidromobil (Hidrojen Arabaları) Yarışları Bu Yıl İzmir’de Gerçekleştirildi. Yarışların Finalinde 25 Güneş Arabası ile 16 Hidrojen Arabası Birincilik İçin Pistte Mücadele Verdi. Güneş Arabaları Yarışında 1 ve 2.’liği İstanbul Teknik Üniversitesi Öğrencileri Kazandı.
Türkiye Bilimsel veTeknolojik AraştırmaKurumu (TÜBİTAK) tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen Formula G (Güneş arabaları) ve 2.’si düzenlenen Tübitak Hidromobil (Hidrojenarabaları) yarışları bu yılİzmir’de gerçekleştirildi.Yarışların finalinde 25 güneşarabası ile 16 hidrojenarabası birincilik için pistte mücadele verdi. Güneş arabalarıyarışında 1 ve 2.’liği İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri kazandı.
Türkiye’de güneş enerjisi ve hidrojen yakıt pili konusunda halkı bilinçlendirme amacıyla TÜBİTAK tarafından düzenlenen Formula G ve Hidromobil yarışları bu yıl 25 – 31 Ağustos tarihleri arasında İzmirPınarbaşı Yarış Pisti’nde gerçekleştirildi. Bugün öğle saatlerinde başlayan final yarışlarına öğrencilerin yanı sıra vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi.
Yarışlara üniversite öğrencileri, genç mühendisler ve teknisyenler tarafından TÜBİTAK, üniversiteler ile sponsorların desteğiyle tasarlanarak üretilen toplam 41 araç katıldı. İlki 30 Ağustos tarihinde yapılan güneş arabaları yarışları 16 takımla yapılırken geleceğin araçları olan güneş arabaları yarışlarına bu yıl, 23 üniversiteden 3′ü Olympia sınıfı olmak üzere 25 araç katıldı. Güneşarabası yarışında 1.liği İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri tarafından yapılan RA isimli araç, 2.’liği yine İstanbul Teknik Üniversitesi’nden ‘Arıba 2′ , 3.lüğü de Boğazici Üniversitesi öğrencilerinin 59 R isimli arabalar kazandı. 2.’si düzenlenen hidromobil yarışlarına ise 15 üniversiteden 16 araç katıldı.
Oldukça çekişmeli geçen yarışların açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Güldal Büyükdamgacı, Türkiye’nin alternatif enerji kaynakları daha fazla çalışması gerektiğini söyledi. Bu yıl 4. düzenlenen yarışları konusunda alternatif enerji kaynaklarının kullanımına yönelik teknolojilerin Türkiye’de üretilmesinde gençlerin aktif rol almasını teşvik etmek amacıyla düzenlediklerini söyleyenBüyükdamgacı, “Dileğimiz bu yarışlara bütün üniversitelerinkatılmasıdır. Bu nedenle ilk kez katılanlara TÜBİTAK olarak biraz daha fazla destek veriyoruz” dedi.
Yarışa katılan öğrencilere, “Sizlere bakınca gelecek Türkiye’yi görüyorum, sizlerde iftihar ediyorum.” diyen Büyakdamgacı,yarışmaya katılanların ülkenin geleceğine katkı koyduğunu söyleyerek yarışmacılara başarılar diledi.
İşte Türkiye’nin İlk Elektirikli Minibüsü- İTÜBÜS
İtübüs, 11 Saniyede 75 Kilometre Hıza Ulaşabiliyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mekatronik Eğitim ve Araştırma Merkezi, 150 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk elektrikli minibüsünü yaptı.
İTÜBÜS adı verilen aracın tanıtımı düzenlenen basın toplantısıylagerçekleştirildi. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, İTÜ‘nün son 2 yıldır girişimce ve inovasyon ekseni üzerinden araştırmalarını yürüttüğünü anlatarak, “Yıllardır Türkiye’de üniversite-sanayi-devlet işbirliği hep tartışma konusu olmuştur. İTÜ, son yıllardaki bu atağının karşılığını görüyor. Hem sanayiden görüyor, hem devletten görüyor. Bu yıl bütçemiz henüz meclisten geçmedi ama yüzde 29 rekor bir artış sağladık. 2 yıl içerisinde Teknik Üniversite’nin Ar-Ge yatırımı toplam 200 milyon doları bulmaktadır” diye konuştu. Şahin ayrıca, minibüsün seriüretiminin yapılması için yatırımcıların devreye girmesi gerektiğine işaret etti.
ELEKTRİKLİ MİNİBÜSÜN VİTESİ YOK
İTÜ Mekatronik Araştırma Merkezi Müdürü ve Proje Danışmanı Ata Mugan da, minibüsün tasarımı, imalatı ve kontrol yazılımının İTÜ‘degeliştirildiğini anlatarak, “Bu nedenle benzer projelerden ayrılmakta. Kısmen ya da alt sistem olarak dışarıdan herhangi birşey alınmadan bütün tasarım ve geliştirilmesi üniversite bünyesinde gerçekleştirildi” dedi. Minibüsün gövdesinin Karsan firması tarafından verildiğini aktaran Mugan, “Üzerindeki bütük elektronik aksamın maliyeti 100 bin Dolarcivarındadır” diye konuştu. Mugan, 1 yıl içerisinde minibüsün seriüretiminin tamamlanabileceğini vurguladı. Yolcu ve bagaj da olmak kaydıyla minibüsün 4.5 ton olarak tasarımlandığını belirterek, “Tasarımda maksimum hızı 150 kilometreye ulaşacak şekilde hesaplarıyapıldı” dedi. Şu ana kadar yerleşkede ulaştıkları maksimum hızın 75kilometre olduğunu, 11 saniyede saatte 75 kilometre hızaulaşabildiklerini anlatan Mugan, araçların kullanılması noktasında ihtiyaç olan tek şeyin şarj istasyonları olduğunu belirtti.
Proje Koordinatörü Ahmet Apak ise, aracın normal araçlara görefarkının aynı performansları elektrikle sağlamaları olduğunu kaydederek, “Aynı zamanda şanzıman yok” dedi.
120 KM YOL GİDEBİLECEK
Türkiye’nin ilk elektrikli minibüsü, 50 kilowatt saatlik bataryalarla tam yüklü halde minimum 120 kilometre yol gidebilecek ve maksimum 150kilometre saat sürat yapabilecek. Minibüste kullanılan bataryaların 3 bin devir dolum ömrü olup, dolum süresi şarj aleti ile 3-4 saat kapsıyor. Öte yandan minibüsün 120 kilometrelik mesafede elektrik tüketimininmaliyeti ise 18-19 TL.
Andriake Liman Kenti’ne Planlama
|
|
|
|
Eczacıbaşı’ndan Yeni Bir Yaşam Projesi
Eczacıbaşı Topluluğu, gayrimenkul sektöründe, alışveriş merkezi, konut ve ofis binasından oluşan uluslararası ödüllere sahip Kanyon projesinin ardından şimdi de Eczacıbaşı Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım’ın yeni konut projesi Ormanada’yı, İstanbul Zekeriyaköy’de hayata geçiriyor.
220 dönümlük bir yaşam alanı olarak tasarlanan Ormanada, Zekeriyaköy’de, kentin nefes aldığı ormanın tam ortasında, dört bir yanı orman ve yeşil alanlarla kaplı, doğanın içinde bir hayat sunuyor.
Projenin tanıtımı nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşanEczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr. Erdal Karamercan, Ormanada’nın sürdürülebilir bir yaşam felsefesiyle, doğanın sadeliği ile modern mimariyi ve tasarımı buluşturmak üzere, konusunda önde gelen isimler tarafından planlandığını belirterek, “İstanbul‘da çok özel bir yaşamın çerçevesini çizen
Ormanada, şehir planlama, mimari tasarım ve peyzaj mimarisi alanında uluslararası bilgi ve deneyime sahip Torti Gallas and Partners, Kreatif Mimarlık ve Rainer Schmidt Landscape Architects işbirliğiyle, küresel anlayışın yerel beklenti ve alışkanlıklarla buluşturulmasıyla oluşturuldu. Kanyon’dan sonraki ikinci yaşam projemiz olan Ormanada’da doğanın keyfinin sınırsız yaşanabilmesini diliyoruz” dedi.
188 adet beş farklı tip villa ile 71 adet dört farklı tip sıra ev içeren Ormanada projesinin 25 dönümü yeşil alan olarak tasarlandı. Yürüyüş ve bisiklet yolları, biri kapanabilir iki adet tenis kortu, basketbol ve çok amaçlı spor sahası, sekiz adet çocuk parkı ile iki adet rekreasyon alanı yer alan Ormanada’da, 2 bin 500 metrekare sosyal yaşam alanı bulunuyor.
Adameydan, Adamekan ve Adaçarşı isimlerini taşıyan sosyal yaşam alanlarında, kafe-restoran, çarşı alanı, açık ve kapalı olmak üzere iki adet yüzme havuzu, pilates-fitness merkezi, sauna, buhar odası ve masaj odaları yer alıyor.
Ulaşım
Şehirde ormanı, ormanda yaşamı bir arada yakalamak isteyenlerin sıcak komşuluk ilişkileri kurabileceği güvenli bir mahalle yaratmayı hedefleyen Ormanada, şehir trafiğinin sıkıntısını yaşamadan Boğaz veMaslak hattına 20 dakikada erişilebilecek uzaklıkta. Ormanada’nın Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve Maslak bölgesindeki metro duraklarına yakınlığı sayesinde ulaşım hızlı ve rahat sağlanıyor.
En yakın eğitim kurumları
Ormanada, pek çok eğitim kurumuna yakınlığı nedeniyle avantajlı bir konuma da sahip bulunuyor. Açı Okulları, The British International School, Doğa Koleji, Darüşşafaka Okulları, Enka Okulları, BoğaziçiÜniversitesi Sarıtepe Kampüsü, Koç Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Bahçeköy Kampüsü, Ormanada’nın yakınında bulunan okullardan bazıları.
En yakın sağlık kurumları
Sağlık kurumlarına yakınlığı ile de dikkat çeken Ormanada’nın Özel Amerikan Zekeriyaköy Aile Hekimliği Merkezi (5 dakika) ve AcıbademMaslak Hastanesi’nin (20 dakika) yakınlığı sayesinde sağlık konularında tüm ihtiyaçlar karşılanabiliyor.
En yakın plaj ve yeşil alanlar
Özellikle hafta sonu programları için ideal alternatifler sunan Ormanada’ya en yakın plaj ve yeşil alanların başında Burc Beach, Dalia Beach, Belgrad Ormanı ve Atatürk Arboretumu yer alıyor.
“Eski komşuluklar” Ormanada’da
Ormanada, özenli tasarımı ve sosyal mekanları ile komşuluk keyfinin doyasıya yaşanabileceği bir ortam sunuyor. İnce düşünülmüş mimari yerleşim, bir yandan keyifli paylaşımlara uygun bir mahalle dokusu yaratırken, diğer yandan yaşanılan evin sahiplerine özel kalmasını sağlıyor.
Mahalle aralarında planlanan parklar, sosyal yaşamın kalbini oluşturan Adameydan, birlikte kutlanacak özel günlerin adresi Adamekan, Ormanada’daki komşuluklara ve dostluklara farklı bir boyut katıyor.
Ferah ve aydınlık ortamlar
Ormanada’da, ev sakinlerini her an doğayla buluşturan mutfak ve salonlar, bahçe ve teraslarla birleşerek yaşam alanlarının sınırlarını yeniden tanımlıyor. Villa ve sıra evlerin tüm katları için tercih edilen geniş cam cepheler, gün ışığıyla dolu, ferah ve aydınlık ortamlar yaratıyor.
“Sürdürülebilir bir yaşam” felsefesi
“Sürdürülebilir bir yaşam” felsefesiyle şekillenen Ormanada’da, özel bakım gerektirmeyen uzun ömürlü ve çevre dostu malzemeler kullanılıyor.
İç mekanlarda, VitrA ve Artema markalarının doğal kaynakların tüketimini en aza indiren ve eko-verimliliği artıran “Blue Life” ürünleri kullanıma sunuluyor. Dış cephelerde ise uzun ömürlü, doğal ve en az bakım gerektiren ürünler tercih ediliyor.
Konut cepheleri için tasarlanan insan sağlığına ve çevreye duyarlı ısı yalıtım sistemleri ve güneş kırıcılar, genel alanların sulanması için arıtılmış su kullanan sistemler, güneş enerjisiyle desteklenen yol aydınlatmaları gibi detaylar doğaya verilen önemi tüm yaşantıya taşıyor.
Ormanada’da üç farklı iç mimari tasarım, kendi içlerinde farklı renk ve doku seçenekleriyle, evlerin sahipleri tarafından kendi zevklerine göre tasarlanmasına olanak tanıyor. Bu amaçla, VitrA, Artema, Villeroy & Boch gibi markaların özel tasarımlarının kullanıldığı iç mimari çözüm paketleri sunuluyor.
Adabostan
Ormanada’da Adabostan adı verilen 5 dönüm doğal bostan alanında, sağlıklı ve lezzetli ürünler üretilmesi hedefleniyor. Ormanada bostanlarında yetişen doğal meyve ve sebzelerin, haftanın belirli günlerinde Adabostan’da kurulacak pazardan taze taze alınması mümkün olacak.
Kanyon güvencesinde 24 saat kesintisiz güvenlik
Kanyon Yönetim İşletim ve Pazarlama’nın uzman ekibi, Ormanada’ya özel güvenlik çözümleri geliştirdi. Adamekan ve Adabostan gibi mekanların işletmesinin yanı sıra elektrik ve tesisat ile ilgili her türlü teknik destek hizmeti de yine Kanyon tarafından verilecek. Ayrıca Ormanada sakinlerinin, çocukların ve misafirlerin şehre rahatça ve güvenle ulaşımı için gün boyu en yakın metro durağına ulaşım sağlanacak.
Fark yaratan teknik detaylar
Tüm evlere hizmet verecek jeneratör bağlantısı, kablo ve uydu TV bağlantısı, yangın algılama sistemi ve itfaiye ile yangın iletişim sistemi, sessiz pis su boru sistemi, doğalgaz kazanlı radyatör sistemi ve cam önlerinde maksimum konfor sağlamaya yönelik yer konvektörleri, ısıtma ve opsiyonel olarak VRV / VRF cihazı veya multi tip klima ile soğutma sistemleri, pis su arıtmasından elde edilen arıtılmış su kullanılarak gerçekleştirilen ortak alan sulama sistemi, Ormanada’da hayatı konforlu kılan teknik detaylardan sadece bazıları.
ADIM ADIM ORMANADA
220 dönüm arazi: Ormanın tam ortasında “nefes alan” yemyeşil bir ada
188 adet beş farklı tip villa 71 adet dört farklı tip sıra ev 25 dönüm yeşil alan: Yürüyüş ve bisiklet yolları, biri kapanabilir iki adet tenis kortu, basketbol ve çok amaçlı spor sahası, sekiz adet çocuk parkı ile iki adet rekreasyon alanı2.500 metrekare sosyal yaşam alanı:
Adameydan, Adamekan ve Adaçarşı’da keyifli buluşmalar için kafe-restoran, çarşı alanı, açık ve kapalı olmak üzere iki adet yüzme havuzu, pilates-fitness merkezi, sauna, buhar odası ve masaj odaları
5 dönüm doğal bostan alanı: Sağlıklı ve lezzetli olanı tüketme imkanı Adabostan’da
ORMANADA’YI EŞSİZ YAPANLAR
Adameydan: Komşuların buluşma yeri, Ormanada’da keyifli sohbetlerin adresi. Kafe-restoran, Adamekan ve Adaçarşı’yı kucaklayan alan.
Adamekan: 1.100 metrekare sosyal kulüp.
Açık ve kapalı yüzme havuzu, pilates-fitness merkezi, sauna, buhar odası, masaj odaları, vitamin barı ve çocuk kulübü ile Ormanada’nın ruhu ve bedeni canlandıran sosyal kalbi.
Adabostan: Ormanada’nın beş dönüm bostan alanında üretilen doğal ve lezzetli ürünlerin bulunabileceği pazar yeri.
Adaçarşı: Günlük alışverişin yapılabileceği ve çeşitli ihtiyaçların karşılanabileceği 1.000 metrekare çarşı alanı.
Adakoru: Ormanın içinde orman. Yürüyüş ve bisiklet yolları, biri kapanabilir olmak üzere iki adet tenis kortu ve çok amaçlı spor sahası ile spor tutkunlarının buluşma noktası.
Çocuk parkları: Çocuklar için Ormanada’daki “mahallelerinde” keyifle ve güvenle oynayabilecekleri sekiz adet park alanı.
YÖK 3. Sınıflara Formasyon Verecek!
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Harran Üniversitesi akademik açılışında konuştu. Özcan, formasyon eğitiminin üniversite 3. sınıftan itibaren verilmesi için çalıştıklarını açıkladı.
Prof. Dr. Özcan, akademik yıl açılışı için geldiği Harran Üniversitesinin (HRÜ) Osmanbey Yerleşkesindeki mühendislik fakültesinin yeni binasının açılış törenine katıldı.
Hizmete giren binayı gezen Özcan, Dekan Prof. Dr. Bülent Yeşilata ile bir süre sohbet ederek, fakülte hakkında bilgi aldı.
Daha sonra hayırsever iş adamı Osman Haluk Arabacı tarafından yaptırılacak Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu (BESYO) binasının temel atma törenine katılan Özcan, buradaki programın ardından HRÜ’nün akademik yılı açılış törenin gerçekleştirildiği salona geçti.
Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, törende, dünyanın hızla geliştiğini belirterek, bu gelişmenin yüksek öğretimi de yakından ilgilendirdiğini söyledi.
Son dönemde küresel sınırların ortadan kaldırılmasıyla ülkeler arası bilgi alışverişinin arttığını ifade eden, Özcan, şunları kaydetti:
”Günümüzde küresel sınırların ortadan kalkması, birçok alanı etkilediği gibi eğitim alanını da etkilemiştir. Üniversiteler arasındaki mesafeler kalkmış ve birbirlerinin her çalışmasından haberdar olmaya başlamıştır. Hükümetimizin, son dönemde komşularla yürüttüğü ’0 sorun politikası’ ile bizler de üniversiteler arasındaki işbirliğini artırdık. Bunun güzel bir örneğini Güneydoğu’da bir üniversitemiz Suriye ve Irak’tan gelen 900 öğrenciyi kaydettirerek göstermiştir. Büyük başarıdır, takdir ediyorum.”
-”ÜNİVERSİTELERİN ÜLKE EKONOMİSİNE KATKISI”-
Gelişmiş dünya ülkelerinde üniversitelerin, ülkelerin ekonomilerine ciddi katkılar sunduğunu dile getiren Prof. Dr. Özcan, şöyle devam etti:
”Dünya, üniversitelerin ekonomilere katkı sunduğu bir döneme gidiyor. Bilgi-teknolojili bir döneme giriliyor. Bizler de bunlardan kaçamayız, tavrımızı ona göre belirlemeliyiz. Ülkemizde ciddi çalışmalar var, ancak yeterli değil, artırmamız lazım. Bir üniversite, bulunduğu şehirdeki insanların yaşam kalitesine katkı sunmalıdır. Her yıl üniversitelere ayırdığımız bütçe ve kadro artıyor, aynı oranda bilimsel çalışmalar da artmalıdır. Üniversiteler, sağlık ve tarım alanlarında topluma sunmuş olduğu destek oranını artırmalıdır. Üniversitelerden toplumun beklentisi, kent endüstrisine ve diğer sektörlere katkı sağlamasıdır.”
-ÜNİVERSİTELERE DAHA FAZLA YATIRIM YAPILMALI-
Yakın dönemde ”Times Higher Education”un yaptığı araştırmalarda dünyanın en iyi 200 üniversitesini belirlediğini bildiren Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Türkiye’den bu sıralamaya 2 üniversitenin girdiğini belirterek, ”Ortadoğu Teknik Üniversitesi (OTDÜ) ve Bilkent üniversiteleri mükemmel bir başarıya imza atmıştır, kendilerini takdir ediyorum. Eğer bu sıralamada daha fazla üniversitemizi görmek istiyorsak, üniversitelerimize daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor” dedi.
HRÜ Rektörü Prof. Dr. Mutlu da üniversitelerinin 1992 yılında kurulduğunu, kısa sürede eğitim alanında önemli mesafeler aldığını ifade etti.
Şu anda HRÜ’de 850 akademik personelin yaklaşık 14 bin öğrenciye eğitim verdiğini belirten Prof. Dr. Mutlu, üniversitelerinin son yıllarda bünyesine yeni fakülte ve meslek yüksek okulları kattığını dile getirdi.
Mutlu, inşaatı devam eden tıp fakültesi binasının da yıl sonuna yetiştirilmesinin planlandığını bildirdi.
HRÜ Rektörü Prof Dr. İbrahim Halil Mutlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan’a ”mırra” (acı kahve) takımı, bakırdan yapılmış hediyelik ibrik ve üzerinde kendi resminin olduğu bir tablo hediye etti.
Açılış konuşmalarının ardından YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, açılışı yapılan mühendislik fakültesi öğrencilerine ve katılımcılara ”Türk yükseköğretiminin sanayiye etkisi” konulu ilk dersi verdi.
Programın son bölümünde gerçekleştirilen ”Biniş töreni” ile 18 profesör, 15 doçent ile 33 yardımcı doçente cübbeleri giydirildi.
-”ÖĞRENCİLERİN FORMASYON EYLEMİ”-
Prof. Dr. Özcan, aracına binerken yanına gelen bir grup öğrencinin sorunlarını dinledi.
Grubun, üniversitelerinde fen edebiyat fakültesi 3. sınıf öğrencilerine de ”formasyon” verilmesi talebi üzerine Özcan, ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Grup, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ayrılırken formasyon konusunda diğer üniversitelerdeki öğrencilerle eşit haklara sahip olmadıklarını savunarak, kısa süreli alkışlı protesto ve oturma eylemi yaptı.
Ek Yerleştirme Sonuçları Açıklandı
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Sonuçları
SONUÇLAR İÇİN TIKLAYINIZ
1. 2010-ÖSYS genel yerleştirme sırasında açık kalan, kaydolmama nedeniyle boş kalan ve genel yerleştirme sonrası yeni açılan yükseköğretim programları kontenjanlarına ek yerleştirme işlemleri tamamlanmıştır.
2. 2010-ÖSYS ek yerleştirmeye 248 670 aday başvurmuş, lisansa 21 735, önlisansa 50 950, açıköğretim programlarına 53 414 olmak üzere toplam 126 099 aday yerleşmiştir.
3. 2010-ÖSYS ek yerleştirme sonuçlarını adaylar 15.10.2010 günü saat 14.00′den itibaren http://sonuc.osym.gov.tr adresli internet sayfamızdan öğrenebileceklerdir.
4. Bir yükseköğretim programına yerleşen adayların bilgileri yerleştirildikleri üniversitelere gönderilecektir. Örgün yükseköğretim programlarına kayıt hakkı kazanan adaylar 18-22 Ekim 2010 tarihlerinde ilgili üniversitelere başvurarak kayıt yaptırabileceklerdir. Açıköğretim programlarına yerleştirilen adaylara ise ilgili üniversite tarafından kayıt tarihleri ve kayıt yerleri daha sonra bildirilecektir.
5. Ek Yerleştirme ile ilgili sayısal veriler ekte verilmiştir.
DGS Ek Yerleştirme Başvuruları
2010-DGS Ek Yerleştirme tercihleri bugün başlıyor.
ÖSYM‘nin yaptığı yaptığı yazılı açıklamada “2010-DGS Ek Yerleştirme tercihleri 13-18 Ekim 2010 tarihleri arasında alınacağı duyuruldu.
Tercihler aday tarafından, bireysel olarak internet aracılığıyla, TC kimlik numaraları ve şifreleri kullanılarak elektronik ortamda yapılacaktır. Şifresini kaybeden veya unutan adaylar yeni şifrelerini ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticiliklerinden şahsen edinebilirler. Posta ile Merkezimize gönderilen veya elden verilen tercihler işleme alınmayacaktır.
2010-DGS merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olan adaylar ek yerleştirmede tercih yapma hakkına sahip değildir. Ek yerleştirmede tercih yapabilmek için, 2010-DGS’ye girmiş ve 2010-DGS merkezî yerleştirme ile hiçbir programa yerleştirilmemiş olmak gerekir. Bunun dışında aşağıdaki kurallar geçerli olacaktır:
a) Tablo-1′de yer alan yükseköğretim lisans programlarını; ilgili puanı hesaplanmış, önlisans mezuniyet alanı Tablo-3′e uygun tüm adaylar tercih edebilecektir.
b) Boş kalan kontenjanlara ek yerleştirme yapılırken, taban puan şartı aranmayacaktır.
c) Ek yerleştirmede adaylar en fazla 18 tercih yapabileceklerdir.
2010-DGS Ek Yerleştirmede, 2010-DGS Kılavuzunda yer alan ilke ve kurallar ile yükseköğretim programlarının koşul ve açıklamaları geçerli olacaktır. Adayların yükseköğretim programlarını tercihleri arasında gösterebilmeleri için bu programların koşullarını karşılamaları gerekir.2010-DGS Ek Yerleştirme için ayrıca bir kılavuz hazırlanmayacaktır.
Ek yerleştirme sonuçları ÖSYM‘nin internet sayfasında yayınlanacak, adaylara ek yerleştirme sonuç belgesi gönderilmeyecektir. Yükseköğretim programlarına yerleşen adayları gösteren fotoğraflı yerleştirme sonuçları, adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programlarının bağlı olduğu üniversite rektörlüklerine ÖSYM tarafından elektronik ortamda gönderilecektir. Bir yükseköğretim programını kazanan adayların, sınav sonuçları açıklandıktan sonraki resmi ilk üç iş günü içerisinde yerleştirildikleri programa kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir” denildi.
Bu Üniversite Pilot Yetiştirecek
Atılım Üniversitesi’nde Sivil Havacılık Yüksekokulu kurulması kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.
Atılım Üniversitesi’nde Sivil Havacılık Yüksekokulu kurulacak.
Yüksekokul kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer aldı.
Resmi Gazete’de ayrıca, Bozok Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı İlahiyat Fakültesi kurulacağına ilişkin karar da yayımlandı.
YÖK Kanunu Sil Baştan Geliyor
En aykırı fikirlerin bile üniversite ortamlarında konuşulabilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, “Yeni bir üniversite sistemi gelmeli, YÖK Kanunu muhakkak değiştirilmeli” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’de mevcut sistemin üniversitelerin atılım yapmasını engellediğini söyledi. Gül, “Muhakkak yeni bir üniversite sistemi Türkiye’ye gelmelidir. YÖK Kanununun da çok ciddi şekilde muhakkak yenilenmesi gerekir” dedi.
İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi 2010-2011 Akademik Eğitim Yılı Açılışı düzenlenen törenle yapıldı. Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Faruk Çelik, çok sayıda akademisyen, öğrenci ve velileri katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nin önemine işaret etti. Üniversitenin Türk Diyanet Vakfı ve İslam Araştırmaları Merkezi’nin ortak ürünü olduğuna işaret eden Gül, “Bu üniversitenin Türk eğitimi ve kültür hayatına yeni bir soluk, yeni bir nefes getireceğine eminim. Bu üniversitenin geleceğine çok eminim ve parlak olacağına inanıyorum” diye konuştu.
SİSTEM ATILIMI ENGELLİYOR
Üniversitelerin her geçen gün çoğaldığına ve hepsinin ayrı özellikleri bulunduğuna dikkat çeken Gül, eskiden sadece devlet üniversitesi bulunduğunu şimdi ise iki farklı yapı olduğunu belirtti. Sadece devlet üniversiteleri bulunduğu dönemde sistemden dolayı üniversitelerin atılım yapamadığını vurgulayan Gül, “Hatta bu yanlışlık şuradan da ileri geliyordu. Aynı kural bütün devlet üniversitelerinde aynı şekilde tatbik ediliyordu. İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Anadolu’da kurulmuş yeni üniversitelerde kurallar aynı oluyordu. Bu Türk üniversitelerini içe kapalı hale getiriyor, hamle yapmasını önlüyordu. Biraz esnetildiğini görüyorum ve teşvik ediyor um. Muhakkak yeni bir üniversite sistemi Türkiye’ye gelmesi gerekir. YÖK kanunu bunlar çok ciddi bir şekilde yenilenmesi gerekir” diye konuştu.
Vakıf üniversitelerinin Türkiye’de büyük bir heyecan getirdiğini anlatan Gül, bu üniversitelerinin yeni bir kaynak oluşturduğunu ve ciddi bir rekabet yaşandığını dile getirdi. Gül, rekabetin Türk üniversitelerinin dünya üniversiteleri arasında da görüldüğünü aktardı.
EN AYKIRI FİKİR OLSA BİLE
Cumhurbaşkanı Gül, dün Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yaptığı konuşmayı hatırlatarak Türkiye’nin önemli problemleri ve meselelerinin her yerde olduğu gibi üniversitelerde de tartışılması gerektiğini vurguladı. Gül, şunları söyledi: “En aykırı fikirler üniversitelerde rahatlıkla konuşulmalı, tartışılmalı. Kimse fikrinden, düşüncesinden dolayı çekinmemeli. Üniversiteler zaten tolerans, anlayış ve düşüncelerin tartışıldığı yerler olmalıdır. Türkiye üniversitelerinin yeniden bu özgürlükçü, her türlü fikre açık tavra girmeleri çok takdir edilmesi gereken bir husustur.”
BİLGİ SORUNLARI ÇÖZER
Sosyal alanlarda da önemli çalışmalar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, açılış konuşmasında “Türkiye’nin kendi meselelerini çözmek, Türkiye’nin tartıştığı konuları daha bilimsel, daha bilgili, daha elle tutulur, sağlam bir şekilde tartışmak için de bilim adamlarına, üniversitelere çok ihtiyaç vardır’ görüşünü dile getirdi.
Rektörsüz müdahale YASAK
YÖK, “Üniversitelerde rektörün izni ve bilgisi haricinde hiçbir müdahalenin yapılmasının söz konusu olmadığını” bildirdi. Yapılan açıklamada, “özgür ve güvenli üniversite” kavramının kolluk kuvvetlerinin mümkünse hiç müdahaleye gerek kalmamasına yönelik bir çalışma olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Üniversitede rektörün izni ve bilgisi haricinde hiçbir müdahalenin yapılması söz konusu değildir. Hadiselerin önüne geçebilmek için olaylara sadece güvenlik penceresinden bakmak yeterli olmayacaktır. Öğrencilerin demokratik haklarının kullanması ile ilgili ortamın oluşturulması amacıyla bu tür çalışmalara gereksinim duyulmaktadır” denildi.
Ek Kontenjan Başvuruları Sona Eriyor
Üniversitelerdeki boş kontenjanlar için başvurular bugün sona eriyor. Başvuru süresi uzatılmayacak, posta ile ÖSYM’ye gönderilen tercih formları işleme alınmayacak.
Yükseköğretim programlarından birine girmek isteyen adaylar, 2010-2011 eğitim-öğretim yılı için merkezi yerleştirmede boş kalan, yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boş kalan ve 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu yayımlandıktan sonra açılan kontenjanlara başvurabilecekler.
Adaylar, 2010-ÖSYS ek yerleştirme tercihlerini, yarına kadar başvuru merkezleri aracılığıyla veya internet üzerinden bireysel olarak kendileri yapacak. 2010-ÖSYS merkezi ilk yerleştirmede tercih işlemi yapılabilen tüm ortaöğretim kurumu müdürlükleri ve ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri ÖSYS’de başvuru merkezi olarak görev yapacak. Başvuru süresi uzatılmayacak.
Adaylar, 2010-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzu ile Tercih Formu’na, başvuru süresi içinde ÖSYM’nin “http://www.osym.gov.tr” internet adresinden ulaşabilecekler. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak. Adaylar, tercihlerini başvuru merkezi aracılığıyla yaptıklarında ödeyecekleri 3 TL tutarındaki hizmet ücreti dışında başka bir ücret ödemeyecek.
Ek yerleştirme işlemleri, 2010 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi(ÖSYS) Kılavuzu, 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu’nda belirtilen esaslara göre yapılacak.
Sınavlar Bol Yasaklı Olacak
Kopya skandalları ile sarsılan ÖSYM’den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri… Sınavlarda artık bunlar da yasak…
ÖSYM, bugüne kadar yapılan sınavlarda alınan güvenlik tedbirlerine ek olarak bazı yeni tedbirler aldı.
Buna göre, adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet güçleri tarafından elle ve detektörle aranacak. Cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar ile küpe, broş, metal para gibi metal içerikli eşyalar ve her türlü elektronik/mekanik cihaz bina içine alınmayacak.
Edinilen bilgiye göre, ÖSYM yaptığı sınavlarda, bugüne kadar yapıla gelen uygulamalara ilave olarak, güvenliği daha da artırmak amacıyla bazı tedbirlerin uygulanacağı bildirildi.
Alınan yeni tedbirlere göre, sınavların yapıldığı binalara girişte adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet güçleri tarafından elle ve detektörle aranacak; cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar ile küpe, broş, metal para gibi metal içerikli eşyalar ve her türlü elektronik/mekanik cihaz bina içine alınmayacak.
Adaylar sınavın yapılacağı binaya, sadece sınava giriş ve kimlik belgesi, özel kimlik belgesi ve son altı ay içinde çekilmiş bir adet fotoğraf ile alınacak.
Sınav için gerekli olan iki adet kurşun kalem, silgi, kalemtıraş, peçete, su ve şekerleme ÖSYM tarafından her bir aday için soru kitapçığı ile birlikte temin edilecek.
Sınavın yapıldığı her bir salona 20 cm çapında bir adet duvar saati ÖSYM tarafından temin edilecek.
Sınava giren adaylardan fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi olarak sadece Nüfus Cüzdanı ve Pasaport kabul edilecek başka hiçbir
kimlik belgesi kabul edilmeyecek. Fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi yanında olmayan aday kesinlikle sınav binalarına alınmayacak.
SADECE “BİNA SINAV SORUMLUSU”NDA CEP TELEFONU OLACAK
Sınavdan önce tüm sınav yapılacak binalar güvenlik güçleri ve bina sınav görevlileri tarafından detaylı biçimde aranacak ve bina içinde bulunan her türlü cep telefonu ve kablosuz iletişim aracı sınav güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde etkisiz hale getirilecek.
Sınav süresince, sınav binasında Bina Sınav Sorumlusu dışında hiç kimsede cep telefonu ve iletişim aracı bulunmayacak.
Sınav başladıktan sonra, sınavın toplam süresinin 3/4′ü kadar zaman geçmeden (toplam süresi 120 dakika olan sınavda 90 dakika geçmeden) ve son 15 dakika içerisinde adaylar sınav salonundan dışarıya çıkarılmayacak.
Sınav başladıktan sonra adaylar tuvalet ihtiyacı için sınav salonundan dışarıya çıkarılmayacak. Sınav salonundan dışarıya çıkan aday sınav salonuna kesinlikle geri alınmayacak.
Sağlık nedeniyle sınav süresince tuvalet ihtiyacı olanlar bu durumlarını geçerli sağlık kurulu raporu ile ÖSYM’ye bildirecekler ve kendilerinin özel bir sınav binasında sınava alınmalarını talep edebilecekler.
Bina girişinde yığılmaya yol açılmaması için adayların çanta ve benzeri eşyalarını sınava girecekleri binalara getirmemeleri, sınava metal aksesuar içermeyen sade bir kıyafetle gelmeleri, sınavdan en az bir saat önce sınav yapılacak bina önünde bulunmaları, sınav salonlarına zamanında alınabilmeleri açısından son derece önemli olduğu uyarısında da bulunuldu.
İşte Üniversite Ek Yerleştirme Klavuzu
Yükseköğretim programlarına yerleştirilmek için boş kontenjanların belirlendiği ‘2010-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzu’ yayınlandı.
2010- ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzu, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlandı.
Ek yerleştirme kılavuz üniversite adaylarına ön bilgi amacıyla yayınladı. Tercih işlemlerinin başlayacağı 6 Ekim 2010 tarihine kadar zorunlu hallerde kılavuzda değişiklik yapılabilecek. Adayların tercihlerini yapmadan önce 6 Ekim 2010 tarihinde ÖSYM’nin internet adresinden güncellenerek yayımlanacak kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor.
6 Ekim 2010 tarihinden sonra kılavuz bilgilerinde zorunlu olarak yapılması gereken değişiklikler ÖSYM’nin internet adresinden ayrıca duyurulacak. Kılavuz basılı olarak dağıtılmayacağından adayların ÖSYM”den yapılan duyuruları takip etmeleri gerekiyor.
YÖK’ü Değiştiren Taslak Hazır
Taslakta, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de eleştirdiği rektörlük seçim sisteminin değiştirilmesine ilişkin herhangi bir madde öngörülmüyor. Özcan, rektör seçim sisteminin yabancı ülkelerde nasıl yapıldığına ilişkin incelemelerin sürdüğünü ifade ederek, “Onun dışında daha ciddi sorunlarımız var” dedi.
Özcan, MEB’e gönderilen kanun taslağının yeni yasama yılında kanunlaşmasını beklediğiklerini anlatırken, Gül’ün de şikâyetçi olduğu rektör atama sistemiyle ilgili yapılacak düzenlemeler “şimdilik” rafa kaldırıldı.
TBMM’nin açılışı dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özcan, “Taslakta başka şeyler var o konu yok. Onun haricinde ciddi sorunlarımız var. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımız çalışıyor. Hangi ülkede nasıl oluyor bilgiler elimizde. Çalışmalar devam ediyor” diye konuştu. Özcan, taslağın içeriğini anlatırken, “YÖK Denetleme Kurulu’nun yapısı, öğrenci affı gerektirmeyecek üniversiteden atılmayı kaldıran sistem ile performansa dayalı sistemin gelmesi bizim için önemli olanlar bunlar. Bu konularda bir an önce düzenlemenin yapılması gerekiyor” dedi.
Taslakta öne çıkan bazı düzenlemeler kısaca şöyle:
Akademisyenlere ödenek
Öğrenciler terörle bağlantılı suçlardan mahkûmiyet almadığı sürece üniversiteyle ilişiği kesilmeyecek. Mevcut düzenlemede, 7 yılda üniversiteyi bitiremeyen öğrenciler atılıyor.
Yeni düzenleme yürürlüğe girerse, öğrencilere 6 yılda üniversiteyi bitirme zorunluluğu getirilecek. Akademisyenler “faaliyet ödeneği” adı altında ek ücret alabilecek. YÖK’ün kurulduğu günden bu yana 9 kişi ile çalışan YÖK Denetleme Kurulu’nun üye sayısı 30’a çıkartılacak.
Yeni Üniversitelilere Öğütler
Prof. Dr. Kaya, üniversiteye yeni başlayan birçok öğrencinin fiziksel ve ruhsal açıdan stresle başa çıkmak zorunda kaldığını söyledi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin yapacağı ilk işin iyi bir kalacak yer bulmak olması gerektiğini belirterek, “Öğrenciler stres tuzaklarından kaçınmalı ve gececi olmamalıdır” dedi.
Üniversite öğrencisinin sağlığını muhafaza etmenin yollarını araması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu: ”Birçok öğrenci üniversitede eğitim hayatına başladığında aile desteği, ilgisinden mahrum kalıp kendine kendine yetme, kendini disipline etme yapısına geçer. Kendini bağımsız gören, eğlence, parti, arkadaşların cazibesiyle, sınıfta arkadaşlık yapısının henüz oluşmamış olmasıyla birçok öğrenci kendisini yalnız, stresli, tıka basa yemeğe, gece hayatına kaymaya, arkadaş, çevre, dost edinmek için mücadele etmeyle karşı karşıya bulur.”
Üniversite hayatında başarı sağlayabilmek için organize olmanın önemli olduğunu anlatan Prof. Dr. Kaya, “Öğrencinin yapacağı ilk iş iyi bir kalacak yer bulmak olmalıdır. Üniversiteyaşamının sürdürülebileceği yerin sessiz, güvenli ve huzurlu olması başarı için çok önemlidir. Yurt, evde tek veya arkadaşlarla birlikte kalındığında oda, ev arkadaşının çok gürültücü olması rahat çalışmayı engeller ve kütüphane, kafeleri daha çok ziyaret etmeye neden olabilir” dedi.
“ENERJİ İÇECEĞİ KULLANMAYIN”
Prof. Dr. Kaya, öğrencilerin çalışmalarını iyi bir plan ve program dahilinde yapması gerektiğini, çalışmaya ve dinlenmeye zaman ayrılmasının önemli olduğunu bildirdi.
Öğrencilerin stres tuzaklarından kaçınıp gececi olmaması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Kaya, öğrencilere şu önerilerde bulundu:”Sınav zamanları sabaha kadar ayakta kalıp ders çalışmak, ertesi gün tükenmenize neden olur. Sınav öncesi gecelerde gerekli uyku tam alınmalı. Fazla kafein ve enerji içecekleri alarak tüm gece ders çalışmak için ayakta kalmaya çalışılmamalı. Enerji içecekleri kısa vadede performansı artırıyor gibi gözükse de önemli dezavantajlara sahiptir. Kafein enerji seviyenizi kısa bir süre artırabilir. Fakat daha sonra çöküntü ve hislerin tamamen boşalmasına neden olabilir. Enerji içeceği içenler daha sonra hem baş ağrısı ve hatta kalp çarpıntısıyla karşılaşabilirler. Kafein vücutta çok uzun süre kaldığından uykunuzu kaçırmasına ve daha sonrada uyuyamamanıza sebep olabilir. Sabahleyin bu içecekler sizin daha dinlenmiş olmanız yerine daha yorgun olmanıza neden olur. Ekstra enerji kazanmanın doğal yolu sağlık, dengeli diyet ve eksersizdir. Düzenli vekaliteli uyku, sınavlarda başarılı ve enerjik olmak için en iyi yoldur.”
“ÇALIŞKAN KİŞİLERLE ÇALIŞMAK BAŞARIYI ARTIRABİLİR”
Prof. Dr. Kaya, öğrencilere sessiz yerlerde, doğru atmosferde ve kişilerle ders çalışmalarını tavsiye ederek, şöyle devam etti:
“Doğru, çalışkan ve sorumlu kişilerle birlikte çalışmak başarıyı artırabilir. Çalışmak için son dakikaya kadar beklemeyin. Son dakika çalışmaları adrenalini artırır böylece heyecan ve korku seviyesi yükselir. Son dakikada alınan bilgilerde korku ve zaman baskısıyla hafızada fazla kalmayabilir. Derslere düzenli devam edin, not tutun, defter ve kitabınız düzgün ve düzenli olsun. Konuları evde sınavdan önce mümkünse tekrarlayın. Yazarak ve sesli okuyarak çalışma anlama açısından oldukça yararlıdır. Önceki yılların notları ve sınav sorularını edinmeye çalışın. İnternet ve kütüphaneyi etkin kullanın. Anlamadığınız konularda hocanızla görüşmekten çekinmeyin.”
Milliyet
İki Yeni Özel Üniversite Geliyor
İzmir ve Trabzon’da iki yeni vakıf üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.Tasarıya göre, İzmir’de, Türkiye Tabipler Vakfı tarafından, “Şifa Üniversitesi” adı altında vakıf üniversitesi kurulacak. Söz konusu üniversite Tıp, Diş Hekimliği ve Sağlık Bilimleri fakülteleri ile Sağlık Bilimleri Enstitüsünden oluşacak.
Trabzon’da ise Maçka İmar Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmet Vakfı tarafından “Avraysa Üniversitesi” adı altında vakıf üniversitesi kurulacak. Üniversitede; Fen-Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Mühendislik ve Mimarlık fakülteleri, Yabancı Diller Yüksekokulu ile Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri enstitüleri bulunacak.
Vatan

